Teknik İflas Durumunda Şirketin Alabileceği Kararlar Ve Bu Kararların Vergisel Değerlendirilmesi
1.GİRİŞ
Firmalar kar elde etme amacı ile kurulurlar, ancak ticari hayatta zarar da edebilmektedirler. Bazen işletmenin kötü yönetilmesi, bazen firmanın içinde bulunduğu sektörün düşme ivmesi göstermesi ve bazen de ekonominin içinde bulunduğu konjonktür nedeni ile gelir tablosu zarar ile kapanabilmektedir. En son yaşanan kur atağı karşında TL’nin değer kaybı yaşanması, çok sayıda şirketin kambiyo zararları veya finansman giderlerinin yükselmesi ile gelir tablolarının dönem zararı olarak neticelenmesine sebep olabilecektir. Firmaların zarar etmeleri durumunda karşı karşıya kaldıkları bir diğer risk, teknik iflas olarak adlandırılan, şirketin hukuken sona ermesidir. Teknik iflas niteliği itibari ile şirketin gerçekten iflas etmesi olmamakla birlikte Türk Ticaret Kanunu’ndaki şartların oluşması durumunda şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesine yol açmaktadır. Borca batıklık olarak da adlandırılan, 6102 sayılı TTK’nin 376’inci maddesinde düzenlenen teknik iflas burada karşımıza çıkmaktadır. Bu yazımızda, firmanın 6102 sayılı TTK’nin 376’inci maddesi kapsamında sermaye kaybı hususu irdelenecek ve bu kapsamda yapılacak işlemlerin vergi mevzuatı karşısındaki değerlendirmeden sonra yapılacak işlemlerin örnek muhasebe kayıtları yapılacak olup en son olarak firmaların teknik iflas riski ile karşı karşıya kalmaması için önerilen diğer çözümler açıklanacaktır.
2. Türk Ticaret Kanunu açısından teknik iflas ve bu kapsamda alınacak kararların vergi mevzuatı karşında değerlendirilmesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesinin 2 inci fıkrasında, ‘’Son yıllık bilançoya göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde, derhal toplantıya çağrılan genel kurul, sermayenin üçte biri ile yetinme veya sermayenin tamamlanmasına karar vermediği takdirde şirket kendiliğinden sona erer.‘’ hükmü yer almaktadır. Fıkra metninde de anlaşılacağı üzere, zarar nedeni ile sermaye ve kanuni akçeler toplamının üçte ikisi karşılıksız kalması durumunda yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırması gerekir. 15.09.2018 tarihli ve 30536 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 376’nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’de; toplantıya çağrılan genel kurulun aşağıdaki kararları verebileceği belirtilmiştir.
a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesi ve Kanunun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılması,
b) Sermayenin tamamlanması,
c) Sermayenin artırılması,
Genel Kurulun bu üç karardan birini almaması durumunda ise şirket sona ermektedir. 376’ıncı maddenin gerekçesinde, Genel Kurulun bu seçenekler arasında tercih yapmaya zorlamasının sebebinin, şirketin durumunu bir an önce açıklığa kavuşturmak düşüncesi olduğu ifade edilmiştir. Genel kurulun alacağı kararları ayrıntılı olarak irdeleyecek olursak;
